Tarihçesi

TARİHİ SÜREÇ İÇİNDE ŞANLIURFA

Tarih boyunca dünya kültürüne önemli katkıları olan peygamberler Şehri ve Müze Şehir Şanlıurfa, kültür ve medeniyetin Dünya’ya yayıldığı bölge olarak bilinen ve arkeoloji literatüründe ” Bereketli Hilal” olarak adlandırılan topraklar üzerinde kurulmuştur.

Yüzeysel araştırmalar ve arkeolojik kazılardan elde edilen buluntulardan Şanlıurfa bölgesi tarihinin Yontmataş Devri’ne kadar uzandığı, çeşitli uygarlıklara sahne olup, 12.000 yıllık tarihe sahip olduğu bilinmektedir.

M.Ö. II. bin Hitit vesikalarında geçen Ursu’nun ve Asur vesikalarında geçen Ruhua veya Ru’ua’nun bugünkü Urfa olduğu söylenmektedir.

Hz. İbrahim, Hz. Eyyub ve Hz. Şuayb (a.s.)’ın Şanlıurfa’da yaşamış olmaları, kente “PEYGAMBERLER ŞEHRİ” adının verilmesine neden olmuştur.

Tarih boyunca zengin kültürlerin harman olduğu bu tarihi kent günümüzde, birer saray güzelliğindeki tarihi evleriyle, sokaklarıyla, hanlarıyla, hamamlarıyla, camileriyle, çeşmeleriyle, köprüleriyle, kapalı çarşıları ve geleneksel el sanatlarıyla adeta bir açık hava müzesi görünümü verdiğinden “MÜZE ŞEHİR” olarak da tanınmaktadır.

Dinler Tarihi ve İnanç Turizmi yönünden önemli bir özelliğe sahip olduğu görülen Şanlıurfa; tarihi mimari eserleri, Harran, Şuayb Şehri, Soğmatar ve Göbeklitepe gibi dünyaca ünlü ören yerleri ile aynı zamanda tarih ve arkeoloji kentidir.

ŞURKAV TARİHİ

ŞURKAV Bu tarihi şehirde 25 Aralık 1990 tarihinde Şanlıurfa Valiliği öncülüğünde kurulan Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı, Hizmetlerinin kalıcı ve etkilerinin sürekli olması için yapılanmasını 62 üyelik Mütevelli Heyeti ile sağlam temellere dayandıran ŞURKAV’da İlin Valisi Vakfın tabiî başkanı; Kültürden sorumlu Vali Yardımcısı vakfın II. Başkanıdır.

Yönetim Kurulu, Mütevelli Heyeti içinden seçilen 5 üyeden oluşur. Seçimle gelen 2 üye de Denetim Kurulunu oluşturur.
1990 yılının son günlerinde kurulan Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV), kurulduğu zamandan bu yana çok yararlı hizmetler vermiş, genel manada vakıfların topluma faydalı olma amaçlarını ŞURKAV’ın faaliyetlerinde bütün özellikleriyle görmek mümkün olmuştur.

Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) can damarlarını taşıyan ilimizdeki ekonomik kalkınmanın yanısıra, ŞURKAV’ın çalışma alanına giren işlerde de gelişmelerin meydana gelmesi bir zaruretti. GAP’a paralel olarak kültürel kalkınmaya zamanında el atılmasiyle eğitimi, san’atı, araştırmayı kucaklayan çalışmalar ihmal edilmemiş oluyordu.

ŞURKAV bir ihtiyaçtan doğmuş, halkın biribirleriyle anlaşmasının, biribirilerine yaklaşmasının güzel örneğini vermiştir. Ayrıca her yerde olmasını arzuladığımız Halk’la-Devlet kaynaşmasının en ideal modelini ŞURKAV teşkil etmiştir.

Güneydoğu Anadolu’nun en huzurlu ili olan Şanlıurfa, bu görkemli tarihine ait kültürün izlerini günümüze kadar taşıyabilmiş ender illerimizden biridir. Güneydoğu Anadolu Projesi’nin en önemli bölümlerinin yer aldığı ilimiz, bölgenin cazibe merkezi haline gelerek nüfusu hızla artmaktadır. Bu artışa paralel olarak devam eden düzensiz yapılaşma, sahip olunan birçok tarihi- mimari yapının yıkılması ve kültür değerlerinden uzaklaşılması tehdidini de beraberinde getirmiştir.

Alanında en büyük ve en güzel uygulama olan “Dergah-Balıklıgöl Çevre Düzenleme Projesi” lokomotifliğinde yürütülen çalışmalar geniş halk kesiminin ilgi ve desteği ile devam etmiş; açılan kurslar, kurulan korolar, basılan kitaplar, yapılan restorasyonlar, düzenlenen konferans, panel sempozyum ve hafta kutlamaları hizmet zincirinin birer güzel halkalarını oluşturmuşlardır.

ŞURKAV tarafından başlatılan çevre düzenleme ve restorasyon çalışmaları sahip olunan eserlerin değerlerinin anlaşılmasında çok önemli rol oynamıştır. Özellikle restorasyon çalışmaları tamamlanan tarihi çarşılarımızın, ilimize gelen ziyaretçilerin ilgi odağı haline gelmesi, bakımsız kalmış, harab’olmuş yahut bir köşede unutularak normal işlevi dışında bir depo olarak kullanılan tarihi mekânların restore edilerek eski özelliğine kavuşturulması, yeniden canlanması çok sevindirici ve onur verici olmaktadır.

Bu çalışmalar ekip çalışmasının ürünüdür. Mütevelli heyet üyelerinden taş ustalarına, Vakıf çalışanlarından, dağdan taş kesip getirenden ŞURKAV gönüllüsü kamu görevlilerine kadar birçok kişinin bu başarıda payları vardır. Tamamlanan her çalışma yeni bir faaliyetin başlangıcı olmaktadır.